top of page
  • sufelsefesi

Bana Fark Etmez (!)

Ne kadar çok ‘Bana fark etmez!’ cümlesi duyuyoruz çevremizde; farkında mısınız?


Pazar günü nereye gitsek acaba diye konuştuğumuzda… Bu akşam ne yemek istediğimizi sorduklarında… Ya da bir projeye nereden başlamak gerektiği planlanırken..


Üç küçük kelime!


Ağzımızdan o kadar çok, o kadar kolay çıkıyor ki… Gerçekten ne demek istediğimizi düşünmeden sevdiklerimize, arkadaşlarımıza ve kendimize söylüyoruz.


‘Bana fark etmez!’ in çeşitli anlamları olabilir tabii: Kafa karışıklığı, ilgisizlik, umursamazlık ya da çekinme… Ama her durumda bizi, kendi isteklerimizden uzağa düşüren bir ifadedir bu…


"Fark etmez!", ‘hayır’ diyemeyenlerin telafi kelimesidir.


"Bana fark etmez!l" diye her cevap verdiğinizde, siz ‘önemsediğiniz şeyi’ anlatmamayı seçiyorsunuz demektir. Karşı tarafın içinden geçen ise, "Biraz nezaket göster ve bana bir cevap ver" dir.


Üstelik böyle bir yaklaşım, yumuşak başlı ve kibar olduğunuz anlamına da gelmez… Bu kadar belirsiz bir anlama sahip bir ifadeyi kullanmak, en iyi ihtimalle anlamsızdır; en kötü ihtimalle ise, iletişimsizlik ve çatışma ile sonuçlanır. Zira karşımızdaki kişi tam olarak ‘ne istediğimizi’ hiç anlamaz. Kendim ne istediğimi bilmiyorken, başkası ne istediğimi, nasıl anlasın?


İşte bu yüzden, hayatı ikili ilişkilerde en fazla zorlaştıran ifadelerden bir tanesidir "Bana fark etmez!".


Üstelik, ‘gerçekten önemsemiyorsanız’, bunun da size anlatacağı çok önemli bir şey vardır ki; çoğu kere hayatınızdaki bir yorgunluğa işaret eder.


Seçtiğimiz kelimelerin bir anlamı vardır: Kelimelerimiz, ilişkilerimizi şekillendirir. Onları akıllıca seçerek, karşınızdaki kişiyi önemsediğinizi gösterin. Ve "Bana fark etmez" demeyi artık bir kenara bırakın...


Bu yazıyı yararlı bulmanız konusunda, "Benim için hiç fark etmez" demek isterdim… Ama bu doğru değil.


Sevgiyle ve umursayarak kalın…

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page